dite

Tanım

anlatamam sözü yok bunun


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Arşiv
* Arkadaşlarım

Kategoriler

önceliklimisiniz

türk dil kurumu sevgiyi;  “ İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu ”  olarak tanımlıyor. Peki aşk ne demek diye baktığımda “Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu “ tanımını gördüm.

            Düşündüm de biz sevgiyi yada aşkı bilmiyoruz. Sevdiğimizi söylüyoruz ama sevdiğimizi mutlu etmek için bir şeyler yapmıyoruz. Her zaman kendimizi düşünüyoruz. Can Dündar yazılarının birinde öncelikten bahsetmiş, hayattaki önceliklerimizden. Siz hangi sıradasınız ? bu yazıyı okuduğumda galiba bende sevmiyorum diye düşündüm. Genellikle öncelikli tercihimde O olmasına rağmen yine de düşündüm, sevip sevmediğimi. Kendi sıramı düşündüğümde ise epey üzüldüm. Çünkü bir çok şeye tercih ediliyordum. Okuyun bakalım siz ne düşüneceksiniz.


CAN DÜNDAR'DAN
HARiKA BİR YAZI

Üniversite yıllarımız... Biz iki erkek arkadaşız.Onlar da iki  kız.öyle tanıştık SBF' nin kantininde...
Birlikte çıkıyoruz...O yıllarda çıkma ne demek... Sinemaya falan birlikte gidiyoruz öğlenden sonraları.
Aksam üzerleri de o zamanlarda çok ünlü Filiz Pastanesinde buluşup çay falan içiyoruz.
Gözlerden gözlere,  zaman zaman birleşen ellerde bir flört var, hepsi o...
Çok sevdiğim bir şiir vardı, aklımda kaldığı kadarıyla, şöyleydi sanki, o yıllardaki aşklarımızı anlatan...

Bir şey var aramızda.
Senin gözlerinden belli,
Benim yanan yüzümden.
Susuyoruz, arada  bir,
Gülüşerek başlıyoruz söze.
Ne kadar gizlesek nafile,
Bir şey var aramızda,
Senin gözlerinde ışıldıyor,
Benim dilimin ucunda...
Söyleyemiyoruz
"Seni Seviyorum" diye...

Ama öyle şeyler
yapıyoruz ki, her şey ayan beyan...   
Ne mi yapıyoruz mesela...
Biz üçümüz, Mülkiyeliyiz.  "Aramızda bir şeyler olan" Orta
Doğulu...
Bir gün  öğleye doğru, üç Mülkiyeli, Kızılay’da rastlaştık...
Sinemaya gitmek üzere sözleşiyoruz.  Uzaktan bizim Orta Doğulu çıktı meydana. Hayrola"  dedi. Öğleden sonra
sinemaya gidiyoruz, haydi sen de gel" dedim. "Çok mu istiyorsun" dedi. "Evet" dedim. "Biletleri  alin beni bekleyin. Senin için gelirim" dedi, koştu gitti. Sinema ikide...
İkiye çeyrek kala buluştuk. Üç Mülkiyeli. Orta Doğulu görünürde yok... Bizim kız "Hadi girelim" dedi. "O laf olsun diye 'Gelirim' dedi. Gelemez. Ögleden sonra final sınavı var. Nasıl gelir ki!..."

Biletlerin ikisini onlara uzattım... "Gelecek" dedim. "Siz  girin, ben beklerim". Saat iki buçuğu geçiyordu,  sinemanın önünde bir taksi durdu. İçinde nefes nefese Orta Doğulu indi... "Kusura bakma geç kaldım" dedi... "Ögleden sonra final sınavım vardı. Bu sınava raporsuz girmezsek dönem hakkim yanar. Bu  yüzden girdim. Kağıdın altına hemen bomboş imzalayıp verdim. Fırladım, taksiye koşarken ayağım  burkuldu, topuğum kırıldı. Yurda gidip ayakkabımı değiştirmek zorunda kaldım. Bu yüzden geciktim." Sonra kulağıma eğildi. "Ama ne kadar geç  kalırsam kalayım, kapıda beni bekleyeceğini biliyordum" dedi. "Ben de geleceğini biliyordum" dedim, elini elimin içinde sıkarken...
Sevginin en yüce yanıdır, inanmak...

Ama ben başka şey anlatmak istiyorum,bugün... İnsanları ne kadar seviyoruz. Onlara ne kadar değer veriyoruz. Bunun bir tek şaşmaz ölçeği var.

Günlük  hayatımızdaki önceliklerdeki yeri?
"Hadi sende gel" dediğimde "Sınavım var, gelemem" diyebilirdi Orta Doğulu... Kimse de bir şey diyemezdi. Öyle demedi... Senin için her şeyi yaparım" dedi... Benimle herhangi bir gün,herhangi bir saatte gidebileceği o sinemaya, sırf ben o gün istiyorum diye, o gün  gidebilmek için, sınavdan "Sıfır" almaya razı oldu.
Simdi bir de herkesin günlük yaşantısında her zaman rastlanan başka örneklere bakin...
-"Sevgilim, sana tapıyorum. Bugün buluşmayı çok isterdim ama,randevu almıştım.",
 -"Alo, darling. Bu gece seninle buluşacaktık ya. Bir kız  arkadaşım boy frendi ile bozuşmuş. Onu teselli etmem gerek. Beni affet!",
-"Hayatim sen bir  tanesin. Ama yarin buluşamayız.Galatasaray’ın maçı var."
Listeyi sabaha  kadar uzatabilirsiniz. Simdi bir düşünün. Hem size ileri sürülen özürlere. Hem sizin ileri sürdüklerinize.
Kimi, neleri tercih ediyorsunuz,  kimlere... Ve siz nelere tercih ediliyorsunuz? Eğer, sizin için arkadaşından, maçtan, sizi davet eden yada size gelen herhangi bir arkadaştan  sonra geliyorsa, sakin ola, onu sevdiğinizi falan düşünmeye kalkmayın. İnsanlar bazen  kendilerini de kandırır, sevdiklerine.    Ya da şüpheye düşerler, -"Ona karşı duygularım, çok karışık... Seviyor muyum acaba" diye...
Sevginin ve  değerin en yanılmaz ölçeği, tercihtir, önceliktir.

-"Hadi sinemaya gidelim" dediğinizde,arkadaşınız -"Tabii, harika" demeden önce "Ne film  oynuyor" diyorsa, hele hele  ardından "Ben o filmi  sevmem" deyip, buluşma teklifinizi reddediyorsa mesela, bilin ki asil sevdiği sinemadır.
Siz  değilsiniz. Siz ancak onun ilgisini çekecek bir film ve bos bir zamanının bulabilirseniz, onunla buluşabilirsiniz. Bunun da adi sevgi olamaz tabii...
Sevgide önemli olan bir arada olmaktır. Sinema bahanedir sadece. Düşünün  bakalım, sevdiğinizi sandığınız insanin, hayatınızdaki öncelik sırası  neydi? En tepede mi? O zaman gerçekten seviyorsunuz demektir. Ya da söyle...
Hayatındaki en büyük önceliği daima size  veriyorsa, hiç şüpheniz olmasın, en çok sizi  seviyor. Onun için en değerli varlık sizsiniz. Hem  kendi karmaşık duygularınızı çözmenin, hem de onun duygularını kesinlikle belirlemenin en şaşmaz
yoludur, öncelik testi... Çünkü en çok sevilen, en önce  gelir.
"Benim her şeyimsin" kolay laftır, herkes söyleyebilir. Eğer sizi bir şeye tercih ediyorsa ancak o zaman her şeyiniz demektir gerçekten. Birisiyle ilgili duygularınızdan ya da onun duygularından şüpheniz varsa, derhal  bu "Öncelik" testini  yapın, her günkü yaşantınızdan örnekleri hatırlayarak. Şaşmaz gerçek hemen ortaya çıkacaktır.

Sevgi bir bakıma önceliktir çünkü!

Can Dündar..

 


Tarih: 22:27, 20/7/2006 Kategori: ask
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

bugün ilk günüm...

bugün iş yerinde ilk günümdü...

neler hissediyorsunuz diye sorarsanız karar vermedim bir türlü ne hissettiğime...

düzenli bir çalışma saati olan bir iş istiyordum...

ama neden hala buna adapte olamadım anlamadım...


Tarih: 22:38, 17/7/2006 Kategori: di
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

yarın düzenli bir hayata başlıyorum...

artık vardiyalı çalışmaya son...

bende haftasonu tatil yapabileceğim...

bunun nasıl bir duygu olduğunu haftasonu çalışanlar bilir...

artık ben yeni işimde tatil olacağım...

umarım burası benim için hayırlı olur...

 

 


Tarih: 22:06, 16/7/2006 Kategori: di
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

herkesler tatillerde...

sıkıldım artık bende tatil yapmak istiyorum...


Tarih: 00:25, 10/7/2006 Kategori: di
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

 

ahhh ahhh şimdi orada olmak vardı anasını satayım ...

 


Tarih: 16:34, 30/6/2006 Kategori: di
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | geri ->